Kara Kule (2017)
Film Özeti
Kara Kule, Stephen King’in efsanevi eserinden uyarlanan, tam anlamıyla bir macera rüzgarı estiren bir film. Yönetmen Nikolaj Arcel, kurgusuyla izleyiciyi öyle bir dünyaya sokuyor ki, adeta her şey sonsuz bir döngüde dönüp duruyor… Roland Deschain, Kara Kule’yi korumakla yükümlü bir kovboy. Ve işte asıl dert burada başlıyor: Siyah Giyen Adam, Walter O’dim, saman ipliği gibi zarif ama bir o kadar da kırılgan olan dünya dengesini alt üst etmek için her an burada.
Hani bazı anlar vardır ya, hiç beklemediğiniz bir anda karşınıza çıkar ve “off ya, bu ne şimdi?” diye düşünürsünüz. İşte o anlar, Kara Kule’yi izlerken birer birer peş peşe geliyor. Idris Elba’nın harika performansıyla canlanan Roland, yalnızca kendisi için değil, tüm evren için savaşmak zorunda. Matthew McConaughey’nin canlandırdığı Walter, karanlık ve karmaşık ruh haliyle tüm izleyiciyi etkisi altına alıyor. Gerçekten her sahnede izlerken kendinizi “ya bu adam ne yapacak?” diye sorgularken buluyorsunuz.
Film, koşuşturmanın ve çatışmaların içinde, Roland’ın içsel çatışmalarını da ustaca harmanlıyor. Bu noktada, dostluk ve sadakat gibi insana dair evrensel duygular da gözler önüne seriliyor. Hiçbir şeyin görüldüğü gibi olmadığını, iyi ve kötünün sürekli bir çizgide buluştuğunu anlamak, filmin derinliklerine inen izleyici için sıradan bir deneyim olmaktan çok öte. Harbiden de, her döngüde başka bir hikaye, başka bir düşman var…
Roland’ın hem geçmişiyle yüzleşmesi hem de Kara Kule’nin geleceğini kurtarmak için verdiği mücadele, gerçek anlamda sürükleyici bir anlatım biçimiyle şekilleniyor. Bu filmde her an bir sır var; her diyalogda bir gerilim… Önümüzdeki saatlerde bu evrenin kapılarını açmaya hazır mısınız? Çünkü Kara Kule asla bitmeyecek bir öykü…
Yorumlar