Çitler (2016)
Film Özeti
1950’lerin Amerika’sında, hayat büyük hayaller ve daha büyük engellerle dolu. “Çitler” (2016) filmi, Afro-Amerikan bir babanın hayatta kalma mücadelesini, ailenin içindeki çatışmaları ve toplumsal önyargılarla dolu bir dünyada ayakta kalma çabasını öyle bir anlatıyor ki… İçinde kaybolmamak elde değil. Yönetmen Denzel Washington, ustaca bir dokunuşla, August Wilson’ın derinlikli senaryosunu sinema perdesine taşıyor. Çünkü bu sadece bir aile hikayesi değil; aynı zamanda ırk ilişkilerinin ÇOK yönlü ve acımasız yüzüyle yüzleşme hikayesi.
Denzel Washington, bu filmde Troy Maxson karakteriyle herkesin ilgisini çekiyor. Bir baba olarak hem ailesini geçindirmeye çalışıyor, hem de hayalleri için savaşıyor. Troy’un, dönemin ırkçılığıyla yüzleşme serüveni, seyirciye yalnızca drama değil, aynı zamanda içsel bir çatışmayı da sunuyor. Her cümlede, her bakışta, tüm zorluklar karşısında çaresiz kalan bir adamın kararlılığını hissediyorsunuz. Of ya, bazen o kadar acı dolu anlar var ki, seyircinin kalbi sıkışıyor.
Ve Viola Davis… Vallahi, onun performansı filmin ruhunu çıkarıyor. Aile içindeki dinamikleri öyle bir şekilde tasvir ediyor ki, izleyici kendini olayların tam ortasında buluyor. Kimi zaman gülen, çoğu zaman ise iç çeken bir anne… Tüm duygusal karmaşasıyla mükemmel bir denge oluşturuyor. Jovan Adepo ve Russell Hornsby gibi diğer oyuncular da bu kadroya duygu katmak için var güçleriyle mücadele ediyor.
“Çitler,” sadece izlemeyi değil, düşündürmeyi de başarıyor. Hani şöyle bir bakıyorsunuz; yaşanan acılar, karamsarlık ve umut… Dingin bir su gibi, ara ara kabaran ama asla taşmayan bir yapısıyla gerçekleri yüzümüze çarpıyor. Sadece o dönemin değil, günümüzün sorunlarını da irdeliyor… İnsanın ruhunu hem sarsıyor hem de besliyor. Sonuç olarak, dramatik ve etkileyici bir yolculuğa çıkarıyor… Herkesin hayatında bir “Çitler” vakası var; belki de en yakınımızda.
Yorumlar