G.O.R.A. (2004)
Film Özeti
Arif, hayallerinin peşinde koşan sıradan bir halı tüccarı… Antalya’nın sıcak güneşinde, UFO’lar hakkında fantasiler kurarak geçirdiği günler, bir anda bambaşka bir maceranın başlangıcına dönüşecektir. Resmen şu an “abi!” diyeceksiniz; çünkü Arif’in başına gelenler sıradan bir insanın başına gelebilecek en çılgın şeylerden biri! Uzaylılar tarafından kaçırılıyor ve o an bütün hayatı değişiyor. Bir dakika, işin içine GORA gezegeni girince her şey daha da karışıyor. İyi mi kötü mü, bilemiyoruz… Ama yarım bırakılmış hayalleri gerçeğe dönüştüren bir serüvenin ortasında buluyor kendini.
Yönetmen Ömer Faruk Sorak’ın elinden çıkan bu film, Cem Yılmaz’ı Arif karakterinde izleyerek bizimle bir nebze de olsa gülüp eğlenmemizi sağlıyor. Biliyor musunuz, bu filmdeki kahramanımız bir yandan gezegeni kurtarmaya çalışırken diğer yandan uzayın derinliklerinde kendi içsel yolculuğuna çıkıyor. Olaylar, tam bir komedi ve aksiyon karmaşası; öyle ki izlerken gözlerinizden yaş gelene kadar güleceksiniz, ama bir yandan da “offf ya, bu iş nereye varacak?” diye heyecanlanacaksınız.
Kaçırıldığı GORA gezegeninin karanlık ve soğuk köşelerinde, Komutan Logar’ın tuzağına düşen Arif, aslında uzaklarda kaybolmuş bir hayalperest. Amiral’in kızı Prenses Ceku ile olan ilişkisi, tam da bu süreçte bir başka boyut kazanıyor. Arif, sadece hayatta kalmaya çalışmakla kalmıyor, aynı zamanda kalbinin derinliklerinde hissetmeye başladığı bir tutku da doğuyor. Logar’ın amacının Prenses Ceku’yu ele geçirmek olduğunu öğrendiğinde, neler yapacağını hayal edebilir misiniz? Ama Arif, pes etmeyen yapısıyla “Düşmanı alt edebilirim” diyor… İşte tam burası, olunan her yere gelecek … Çünkü sonuçta, hayalen kurmaya değer mi? Harbiden değer! Arif’in kendi kaderi ve GORA’nın geleceği, onun ellerinde. Ve bu film tüm bunları anlatmak için harika bir zemin sunuyor!
Yorumlar