Behzat Ç.: Bir Ankara Polisiyesi (2010)
Film Özeti
Bir Ankara Polisiyesi’nin karanlık sokaklarında kaybolmuş bir adamın hikayesine hazır mısınız? 2010 yapımı “Behzat Ç.: Bir Ankara Polisiyesi”, yanık bir ciğer gibi acı dolu bir geçmişe, gözlük arkasındaki yoğun bakışlara ve kan terleyen sokakların soğuk gerçeklerine ışık tutuyor… Behzat Ç, yıllar önce Polis Akademisi’nden mezun olmuş, ama hayatın sert rüzgarlarında ne yazık ki kaybolmuş bir başkomiser. Tek başına yaşadığı büyük trajedi, onu daha da derin sulara sürüklüyor; kızı Berna’nın ani ve trajik intiharı, onun kimliğini silip süpürüyor. Bir yanda kızı için yaşadığı suçluluk, diğer yanda bir polis olarak çözmesi gereken cinayetler…
Behzat’ın ekibi ise bu derin yarayı biraz olsun sarmaya çalışırken, suçun ve adaletin peşinde koşmak zorundalar. Harun, Hayalet, Akbaba, Eda, Selim ve Cevdet… Her biri kendi hikayesine ve içsel savaşlarına sahip. Her bölümde, cinayetlerin gölgesinde, geçmişin karanlık sırlarıyla yüzleşiyorlar. Vallahi öyle bir dram var ki, izlerken yer yer kafanızı duvarlara vurmak isteyebilirsiniz. Bir bölümde dönüp bakarken, “Of ya!” diyeceğiniz anlar bir hayli çoğalacak. Aksiyon sahneleri, dikkat çekici kurgusu ve derin karakter analizleri ile bu dizi, sadece bir polisiye olmaktan öteye geçiyor.
Aslında, “Behzat Ç.” her bölümde Ankara’nın ruhunu, insanlarının acılarını ve karanlık sırlarını da gün yüzüne çıkarıyor. Kimi zaman güldüren, kimi zaman düşündüren ve her daim kalbinizi sıkıştıran sahnelerle dolu. Aşk, kayıplar, dostluklar… Hepsi bu karanlık ve sürükleyici hikayenin bir parçası. Unutmayın, her cinayet bir hikaye; ve her hikaye, bir sorunun cevabını aramakta. Gelişmeleri kaçırmamak için dikkat kesilin!
Yorumlar